Egazete


  • Salı 21 ° / 7 ° Bulutlu
  • Çarşamba 22 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 20 ° / 6 ° Güneşli

Ağrı

20.04.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.377%0,00
  • DOLAR

    8,0880% 0,00
  • EURO

    9,7900% 0,52
  • GRAM ALTIN

    460,63% 0,05
  • Ç. ALTIN

    760,0395% 0,05


Anahtar Kelimeler: GENEL SİCİL

GENEL SİCİL AFFI

Hüseyin DEMİR

Dünyanın birçok ülkesinde adli sicili bulunan kişilerin tekrar suça bulaşması hakkında yapılan araştırmalarda, cezasını tamamlamış bireylerin %50’den fazlasının tekrar suça bulaşması ve suç dünyasının piyonları haline gelmesinde en önemli faktörün adli sicil kaydı oluşturduğu kısıtlılık durumu olduğu tespit edilmiş.

Cezasını tamamlamış kişilerin, adli sicil kaydının silinme sürelerinin çok uzun olmasından dolayı topluma adaptasyonu gerçekleşememekte ve adli sicil kaydının uzun yıllar oluşturduğu kısıtlılık durumunun tekrar suça meyli artırdığı tespit edilmiş. Türkiye’de adli sicil kaydının silinme süresi yasaklanmış hakların geri alınması kararı yoluyla arşiv kaydına alınma tarihinden itibaren 15 yıl içinde veya bu karar alınmamışsa 30 yıl içinde silinebiliyor olmasının oluşturduğu etkiye bakılması açısından Türkiye istatistik kurumunun en son açıkladığı Ceza İnfaz Kurumu İstatistikleri verilerine bakmaları yeterli olduğunu söyleyebiliriz. 2010 yılında 120 bin kişi ceza infaz kurumlarında bulunurken her yıl artarak, Ceza infaz kurumunda 31 Aralık 2019 tarihindeki kişi sayısı, 2018 yılının aynı tarihine göre %10,1 artarak 291 bin 546 oldu.

Ceza infaz kurumunda bulunan kişi sayısı, 31 Aralık, 2010-2019

Her           yüz           bin           kişiden          351'i           ceza          infaz          kurumunda

Her yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla Türkiye'de yüz bin kişi başına düşen ceza infaz kurumundaki kişi sayısı 2010 yılında 163 olurken, bu sayı yıllar itibarıyla artarak 2018 yılında 323'e ve 2019 yılında 351'e ulaştı. Diğer taraftan 2019 yılında 12 ve daha yukarı yaştaki her yüz bin kişiden 430'u ceza infaz kurumunda yer aldı.

Her yüz bin nüfusa düşen ceza infaz kurumu nüfusu, 2010-2019

 

Ceza       infaz       kurumlarına       2019       yılında       281       bin       605       hükümlü       girdi

Aynı yıl içinde bir veya daha fazla giriş kaydı dikkate alındığında, 1 Ocak-31 Aralık 2019 tarihleri arasında ceza infaz kurumlarına 281 bin 605 hükümlü statüsünde giriş kaydı yapıldı. Yine aynı yıl içinde bir veya daha fazla çıkış kaydı dikkate alındığında, aynı tarihler arasında 291 bin 212 hükümlü statüsünde çıkış kaydı yapıldı. Giren hükümlülerin %96,0'ını, çıkan hükümlülerin ise

%96,2'sini erkekler oluşturdu.

Burası çok önemli, 2019 yılında 281 bin 605 hükümlü girdi ve aynı tarihler arasında 291 bin 212 hükümlü statüsünde çıkış kaydı yapıldı. Cezaevinden çıkış yapan kişilerin birçoğunun bir mesleği bulunmuyor ve iş arama sürecinde önlerinde en az 15 yıl bir engel olarak duracak adli sicil kayıtları bulunmakta. Bu koşullarda düzenleme yapılması ve adli sicil kanunda düzenleme yapılması bu ülkenin faydasına olduğu ne olarak ortada durmaktadır.

Ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin işlediği suça göre eğitim durumu (%), 2019

abloda görüldüğü üzere Ceza infaz kurumuna 1 Ocak-31 Aralık 2019 tarihleri arasında giren hükümlülerin eğitim durumu işlenen suça göre değerlendirildiğinde hırsızlık suçu işleyenlerin

%42,0'ı ortaokul ve dengi meslek okulu mezunu, %20,1'i ilköğretim, %14,7'si lise veya dengi okul mezunu kişilerden, yaralama suçu işleyenlerin ise %27,6'sı ortaokul ve dengi meslek okulu mezunu, %24,7'si lise ve dengi meslek okulu, %23,5'i ilköğretim mezunu kişilerden oluşmaktadır.

Genel Sicil Affı çıkarılmalı

Cezaevlerine girenlerin büyük çoğunluğu eğitim seviyesi düşük kişilerden oluşmakta ve ekseri çoğunluğunun düzgün bir mesleği bulunmamaktadır. Hal böyle olunca suça meyil bitmemektedir. Suça meyli bitirme adına adli sicil kanununda değişiklik yapılması acil öneme tekabül etmektedir. Adli sicil kaydı silinme yılı minimuma indirilmeli, genel adli sicil affı çıkarılmalıdır. Eğitim seviyesi düşük olan cezasını tamamlamış kişilere yeni bir hayat şansı için lisans eğitimini bitirene kadar pozitif ayrıcalıklar, mali ve sosyal destekler sunularak, topluma kazandırma çalışmaları yapılmalıdır. Mesleği olmayan kişilere özel meslek edindirme çalışmaları yapılarak kendi işlerini kurmaları teşviklerle desteklenmeli, bir meslek edindirilerek yeni bir iş bulmalarına öncülük sağlanmalı ve hükümlü çalıştıran işletmelere gerekli destekler verilmelidir.

Unutulmamalıdır ki! Her insan ikinci bir hayat şansını hak eder ve ikinci hayat şansı önünde engel olarak duran adli sicil kanunu olumlu yönde etki edecek şekilde değiştirilmesi ülkenin, toplumun ve gelecek nesillerin faydasına olacaktır. İlk olarak genel sicil affı çıkarılarak adım atılması kamu yararına bir gelişme olacaktır. İnsanlarımıza sahip çıkarak suç ortamını kurutalım.