Egazete


  • Çarşamba -4 ° / -15 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe -5 ° / -20 ° Güneşli
  • Cuma -8 ° / -22 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.565%0,53
  • DOLAR

    7,4691% 0,06
  • EURO

    9,0765% 0,21
  • GRAM ALTIN

    441,61% -0,07
  • Ç. ALTIN

    728,6565% -0,07


Tamer Aladağ
17.12.2020 21:47:34
Doğru söze ne denir ki yüreğine sağlık.

Anahtar Kelimeler: FAZLA UZAĞA GİTMEYE GEREK

FAZLA UZAĞA GİTMEYE GEREK YOK

.

Hep oturur eskileri yad ederiz. Her şeyin başından sevgi ve saygı gelir. Kimi evladından, kimi kardeşinden, kimi arkadaşından ve kimi yakınlarının saygısızlığından dem vurur. Olayılara bakıldığında her kesin kendince haklı bir yanı vardır. Ama her kes bu anlattıklarından kendi paylarına düşenden bir şeyler çıkartmalıdır.

              Saydıklarımdan eğer kişi saygısızlık görüyorsa bir nebzede olsun kendisinin mutlaka payı vardır. Bazı örnekler aşağıda belirteceğim ki, sizlerde bana hak vereceksinizdir.

             Fazla uzağa gitmeye gerek yok, kendi yakınlarımdan ve görüp de yaşadıklarımdan birkaç örnek vermek istiyorum.

        Babasına, anasına ve çevresine saygı göstermeyen bir tip, günün birinde bir ortamda oğlu için söylenmeye başladı, doğrusu oturduğumuz ortamı da baya gerdi, herkesçe haklı olduğu ima edilirken ben karşı çıktım. “Bir insanın kendi annesine-babasına, ortamına ve yakınlarına sevgi saygısı olmazsa yetiştirdiği evlattanda hiçbir şey beklemesin, çünkü sen ne yaptıysan senin evladın senden öğrenmiş ve aynısını sana ve çevrene yapıyor yani ne ekersen onu biçersin” deyince, biraz gerildi ama hakikatı başka tarafa çekmeye çalıştıysa da para etmedi.

          Bir arkadaşım aradı benimde tanıdığım onun bir arkadaşının babası ölmüştü, beraber cenazeye gitmemizi istedi, olur, dedim. Cenaze yerine vardık, cenazeyi kaldırdık mezarlıklara doğru yol alırken, babası ölen zat radyoyu açtı, müziğe ses verip, o da yetmezmiş gibi birde utanmadan müziğe eşlik etti. Aracı durdurmasını istedim, ne oldu?, diye sorduklarında inince, “yaaa kusura bakmayın ben cenazeye geldiğimi sanıyordum, meğerse düğün varmış” dedim ve inip çekip gittim.

       Bizde hala o gelenek var, değil bizim ölümüz olsun, komşumuzun ölüsü olsa ile,  belli bir süre için ne radyo açılır nede tv. Açılsa bile kısık bir ses ile dinlenir.

          Bu lanetlik korona virüs milletin başına musallat olduğundan beri artık hiç kimsenin ölülerine saygı kalmadı diyebilirim. Eş,dost akrabadan olunca  hali iel insan gitmek istiyor, ölenin yakınlarının yanında olupta onların acısını paylaşmak ister insan ama, artık öyle bir şey yok, bir mesaj çakarlar telefondan, taziyeleri telefonla bildirmeniz rica olunur, lütfen cenazeye ve eve gelmeyin.”

         Hele bazı yalaka yarattıklar türemişler ki, değmeyin. Yaaa, arkadaş bildik bileli yalaka yaratıklar vardır ama bu son yaratıklar işin cıvığını çıkarttılar.

     On sekiz sene evvel otomobil yokmuş, Valla ben kendimi bildim, bileli otomobile biniyorum. Yani 55 senedir bu devam ediyor.

      On beş seneden sonra kadınların hakkı verildi ve kadınlar bazı meclislerde artık bulunuyorlar. Ulu Önder Atatürk taaa yıllar önce kadınlarımıza bu hakkı tanıdı ve  Cumhuriyet kurulduğundan beri kadının seçme ve seçilme hakkı vardır.

        Yoksulluk ve sefalet kol gezerken, bir bakan çıkıp ta, işsizlik ve yoksulluk kalmamıştır.diye biliyor.

       Bir milletvekili Meclis konuşmasında, insanlar kuru ekmeğe muhtaçtır, boğazlarında kuru ekmek gitmiyor, diyor, diğer tarafta karnı tok, olanlar bağırıyor, demek ki, aç kimse yok, herkesin kartı tok.diye biliyorlar.

       Neyse daha söylenecek çok söz var, kıssadan olsun, diye birkaç kelamdan söz ettim…