Egazete


  • Pazartesi 19 ° / 5 ° Bulutlu
  • Salı 20 ° / 3 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 20 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.162%-2,38
  • DOLAR

    8,0789% 1,40
  • EURO

    9,5514% 1,08
  • GRAM ALTIN

    493,56% 1,30
  • Ç. ALTIN

    814,374% 1,30


Anahtar Kelimeler: DEVLET YÖNETİMİ ZAMAN ÇÖKER…

DEVLET YÖNETİMİ NE ZAMAN ÇÖKER…

KORKAKLAR TARİH YAZAMAZ…

Hüseyin DEMİR

Siyasi partiler ahenk bozulduğunda çöker, devletler millet neme lazım dediğinde çöker.

Bizler milletiz ve neme lazım diyemeyiz farklı siyasi düşüncelere sahip olabiliriz ama tek devlete sahip olduğumuzu unutmamalıyız.

Tarih tekerrürden ibarettir.

 İster devlet idaresi olsun.

 İster büyük şirketlerin idaresi olsun,

İster siyasi parti idaresi olsun.

Yönetici vasfında olan kişiler tarihten dersler alarak geleceği aydınlatma görevinde olan kişilerdir.

Liderlerde yönetim işlerindeki ahengi sağlamakla mükellef kişilerdir.

Ahenk bozulduğunda hani derler ya ‘’su akar yatağını bulur’’ misali,

Yani eski dengeler yıkılır, yeni dengeler oluşur.

Siyaset için de böyledir ki Türkiye siyasi tarihi boyunca bir çok parti iktidar olmuş sonra ahenklerini kaybederek yerini başka partilere bırakmıştır.

Şu anda 17 yıldır iktidarda bulunan ak partide, başka siyasi partilerin ahenklerini kaybetmesi sonucu yeni bir ahenk oluşturarak Recep Tayip ERDOĞAN önderliğinde 17 yıldır iktidarda kalmayı sağlamış bir partidir.

Son gelişmeler ışığında Ak partiden koparak yeni bir ahenk oluşturma niyetinde olan Ali Babacan ve Ahmet  Davutoğlu  ne yapacağını zaman bizlere gösterecektir.

Bu bağlamda açıklama yapan Erdoğan; ‘’Birileri parti kuruyormuş şunu yapıyormuş, hiç bunları kafanıza takmayın. Çok içimizden ayrılıp parti kuranları gördük. Şu anda sorsam adını sanını bilemezsiniz. Bu tür ihanetlerin içinde onlar bu işin bedelini de ağır öderler’’

Siyasi sözler, değerlendirmeler, ithamlar, nazik tehditler, açıklamalar vb. Açıklamalarda yeni ahenklerin oluşmasına veya eski ahengin devam etmesinde etki unsurlarıdır.

Sonuçta devleti idare eden siyasiler olduğundan dolayı as olan devletin ahenginin devam etmesidir. Devlet ahenginin devamlığını sürekli düşünmek herkesin görevidir bu konuda tarihi niteliğe sahip Topkapı Sarayında sergi halinde olan mektuptan bahsetmek isterim.

Osmanlı‘nın muhteşem zamanlarıdır, Kanunî Sultan Süleyman devletin akıbetini düşünür; günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı diye.

Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi‘ye sorduğundan, bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu Yahya Efendi‘ye gönderir.

Mektupta: "Sen ilâhi sırlara vakıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları‘nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlale uğrar mı?" diye yazılıdır.

Mektubu okuyan Yahya Efendi nin cevabı çok kısa ve şaşırtıcıdır: "Neme lâzım be sultanım!.." Topkapı Sarayı‘nda bu cevabı hayretle okuyan Sultan bir mana veremez. Yahya Efendi gibi bir zat nasıl böyle bir cevap verebilir? Söylenmeye başlar: "Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta?" Nihayet kalkar, Yahya Efendi‘nin Beşiktaş‘taki dergâhına gelir. Der ki:

- Ne olur, mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al! Yahya

Efendi şöyle bir bakar:

- Sultanım, sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz ettim.

- İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece "neme lazım be sultanım" demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.

- Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu müthiş açıklamasını yapar:

- Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şayi olsa, işitenler de neme lazım deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıksa, bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür.

Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir... Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir alim olduğu için Allaha şükreder, bu türlü ikazlardan geri kalmaması için tembihte bulunarak oradan ayrılır.

Mektup öğüt almak isteyenler için çok kıymetli bilgilere sahiptir. Neme lazım  dediğimizde tüm çöküşlerde payımızın olduğunu bilmeliyiz. Tarihten dersler alarak geleceğimizi aydınlatma dileğiyle hayırlı günler dilerim…