Egazete


  • Perşembe 20 ° / 6 ° Güneşli
  • Cuma 18 ° / 5 ° Sağanak
  • Cumartesi 22 ° / 6 ° Güneşli

Ağrı

22.04.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.330%-2,55
  • DOLAR

    8,1852% 0,07
  • EURO

    9,8785% 0,12
  • GRAM ALTIN

    472,34% 1,84
  • Ç. ALTIN

    779,361% 1,84


DAVA ARKADAŞLIĞI TERK EDİLMEZ?

Hüseyin DEMİR

Hüseyin DEMİR

Başkan Erdoğan´ın Ali Babacan için neler söylediğini iyi ölçeklemek gerekir. Bir başka pencereden  bakıpBabacan´nın parti kurmasının neyi değiştireceğini iyi görmek lazım.

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek bazı önemli temaslarda bulunduktan sonra Ankara´ya döndü. İşte bu sırada Ak Partiden istifa eden Ali Babacan gündeme taş ağırlığı ile oturup dikkatleri üzerine çekmişti. Sayın Cumhurbaşkanına bu konuda soranla şu cevapları aldılar. 

Soru 1:  Ali Babacan Ak Partiden istifa etti. Ali Babacan bu kararı almadan önce sizinle bir görüşme yaptı mı?

Soru 2:  Ali Babacan´ın kuracağı parti, Ak Parti´yi nasıl etkiler.

Sayın Cumhurbaşkanı ise son derece soğuk kanlı bir tavır ile bu sorulara şu cevapları verdi.

Oysa ki beklenen Ak Parti içinde bir panikleme ya da meraklı bir bekleyiş olmasıydı.

İşte Cumhurbaşkanın o cevapları ;

İstifa mektubunu görmediğim için içeriği hakkında bir bilgim yok. Fakat sayın Babacan  bana da bir mektup vermişti. O mektuptaki metin işte şu şekilde. ?Kurucu üyesi olduğum AK Parti´den bu safhada aidiyet duygularımın kaybolmaya başladığını görüyorum ve bundan dolayı da ayrılma kararı veriyorum?  Tabi kendisiyle bir çok şey konuştuk. Birçok siyasi ile görüştüklerini, bu görüşmeler sonrasında bazı adımlar attıklarını anlattı.Ben de kendisine ?Parti mi kuracaksınız?? dedim. Bu soruma Ali Bey´in cevabı şu şekilde olmuştu: ?Şu anda düşünmüyoruz ama bir platform olarak çalışıyoruz? İşte önemli nokta burada bu cevap içinde pek çok soru var aslında. Babacan bu platformu AK Parti içinde bir değişim rüzgarı oluşturmak için mi kurmuştu. Yoksa bu platform yeni bir partin habercisimiydi. Bu iki noktayı derkenar ettikten sonra bir de Sayın Cumhurbaşkanın Ali Babacan´a seslenişini dinleyelim.

´Dava Arkadaşlığı ter edilmez.´

Dedim ki; ?Bak, Ali Bey, eğer sizin bu kabineye katkı verme, noktasında yaptığınız çalışmalar sonrası vereceğiz bilgiler varsa ise biz bunlardan istifade etmek isteriz. Malum ben size daha önce de partide danışmanlık teklif ettim, siz de bunu  kabul etmediniz.? ikinci konu daha ileri gidiyorum; Özbekistan Başkanı benden, orada devletin yapılanmasında eleman istedi. Ben de Ali Bey´i teklif ettim. Siz ona da evet demediniz. Bizim dava arkadaşlığımızda bir şey var. Dava terk edilmez. Burada sonuna kadar hizmet söz konusudur. Ali Bey, AK Parti içinde belki de Türkiye´de en genç yaşta bakanlık görevlerine gelen biridir. Ondan sonraki her dönemde de kendisini bakan yaptık.

Şimdi, Ali Bey de hemen rahatlıkla istifasını vermiştir, hayırlısı olsun.  Ak Partiden daha önce de bu şekilde ayrılanlar olmuştu. Hatta grup kuracak milletvekiliyle ayrılanlar olmuştu. Bu isimler kimlerdi diye sorsam acaba hatırlar mısınız? 17-18 kişi başkalarını da kattılar ve grubu kurdular. Erkan Bey´i hatırlarsınız ama diğerlerini herhalde hatırlamazsınız. Aynı şekilde bu olaydan sonra da yine ayrılanlar oldu. Mesela bir tanesi şu anda Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber. Çok büyük bir aşkla ayrılmıştı, partisini kurmuştu. O da ayrıldı ama yürümedi, tutmadı. Bir başkası daha yine aynı şekilde ayrıldı, o da tutmadı. En sonunda tutmayınca Ordu´dan belediye başkanı adayı oldu. Ama Ordu´da bizim aday yaptığımız Hilmi Bey açık ara belediye başkanlığını aldı.

"Bu Ümmeti parçalamaya hakkını yok"

Şimdi bu gerçekler ortada. Şunu çok ve açık samimi söylüyorum; bizim partimizin oturmuş, yerleşmiş bir altyapısı var. Ben Ali Bey´in kendisine de söyledim; ?Yolunuz yolunuzdur, eyvallah ama şunu unutmayın ki bu ümmeti parçalamaya hakkınız yok. Siz bunu yapıyorsunuz. Bunun parçalanmasıyla da bir yere gidemeyeceksiniz? dedim. Şunu da söyledim, ?Fazla da geç kalmayın? dedim.

Sayın Babacan istifa dilekçesinde; ?İçinde bulunduğumuz şartlarda, Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyacı vardır. Ülkemiz için her alanda doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar, programlar gerekmektedir. Çok çeşitli kesimlerle yaptığımız istişareler de bunu teyit etmektedir.?

Türkiye´nin bugünü ve geleceği için yeni bir çalışma başlatmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Ben ve pek çok arkadaşım, böyle bir çalışma için büyük ve tarihi bir sorumluluk hissetmekteyiz. Bu süreçte aynı ahlaki ve toplumsal sorumluluğu hisseden çok sayıda insanla tanışmış olmak da bizim için çok sevindirici olmuştur.

İnanıyorum ki, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözümü, ancak, temsil gücü yüksek ve geniş bir kadro çalışmasıyla mümkün olacaktır. Beraberce çalışmak ve ortak aklı hedeflemek zorundayız. Çalışmalarımızın bağımsız ve özgür bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Her konuda beyaz sayfalarla işe başmak gerekmektedir.? dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın ve Babacanın açıklamaları işte bu şekilde

Sayın Babacan ve kurduğu parti için şu kadar, bu kadar oy alır denilebilir. Fakat bana göre sonuç odaklı olmak gerek. Bir hesaba göre yüzde 1 alsın siz ce ne olur. Bana göre  Cumhurbaşkanlığı makamı  değişir! Sayın Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan el betteki bunun için bir başka parti ile ittifak a gidecektir.

Benim Tahminim şudur ;  Türkiye ittifakı çatısı altında yeni bir çözüm süreci başlatılıp HDP´nin de içinde yer aldığı geniş kapsamlı bir ittifak ile hareket edilecektir. Fakat Öte yandan, da terör örgütleri de silahlarının bırakıldığı bir ortamda seçime gidilmelidir. 

İşte bu durumda yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri adına, Türkiye ittifakına karşı muhalefetin de artık pek söyleyebileceği bir şey olmadığını varsayarsak kimin hangi partiyi kurmasının bir önemi kalmayacaktır.

Türkiye ittifakının ayak sesleri İstanbul seçimlerinde İmralıdan gelen mektup ile bir uzlaşı arandığının göstergesi olarak gösterilmektedir.

Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Kürt  olarak ülkenin menfaatleri göz önüne alınarak atılan adımların seçmen tarafından gerekli desteği göreceğine inanıyorum.

Ak Partinin ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın 17 yıllık birikimi ve yaptıklarını gölgeleyen, milletin taleplerine kulak tıkayan değil, şevkini yitirmemiş akçeli işler ile ilgilenmeyen, ötekileştirme yapmayan, hukuk sistemindeki aksaklıkları çözme becerisine sahip, ekonomik sıkıntıları çözüme kavuşturabilecek yeni bir anlayış ve vizyona sahip yetkin, etkin ve ehil kadroları göreve getirmesi durumunda milletin desteğini alacağına da inanıyorum.

Ola ki; milletin taktirini toplayacak iş ve işlemler yapılmaması durumunda millet kendi göbek bağını kendi keser, bu yeni liderler yeni partilerin daha güçlü olmasını hızlandırır.

Bugün ki; bakış açısı ve bilgiler ışığında söylenebilecek daha fazla şey olabilir ama bu tahmini destekleyecek doneler ortaya çıkmadığı için bu durumlara iler ki, yazılarım da daha ayrıntılı değineceğim.

Yaşanan gelişmelerin tüm Türkiye adına hayırlı olmasını dilerim.

Hayırlı günler?